Haber: Bedrettin Şuay
Ekonomi basınının önemli kalemlerinden Sadi Özdemir, Ekonomim Gazetesi'ndeki köşesinde Ardahan'ın mevcut durumunu, potansiyelini ve kronikleşen sorunlarını kapsamlı şekilde ele aldı. Özdemir, yazısında Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Çetin Demirci ile gerçekleştirdiği görüşmeye geniş yer verdi.
Stratejik konum, güçlü potansiyel
Özdemir, Ardahan'ın Cumhuriyet tarihinde ikinci kez 1992 yılında il statüsüne kavuştuğunu hatırlatarak, kentin coğrafi ve stratejik önemine dikkat çekti. Çıldır Gölü gibi önemli bir doğal değeri Kars ile paylaşan Ardahan'ın, Gürcistan ve Ermenistan ile sınır komşusu olması, turizm ve ticaret açısından önemli avantajlar sunuyor. Doğal güzellikleri, zengin tarihi ve artan coğrafi işaretli ürünleriyle dikkat çeken kent, bu potansiyeline rağmen uzun yıllardır göç sorunuyla mücadele ediyor.
"Nüfus yarı yarıya azaldı"
İstanbul'da gerçekleştirilen görüşmede konuşan ATSO Başkanı Çetin Demirci, kentin en çarpıcı sorunlarından birinin nüfus kaybı olduğunu vurguladı. Demirci, "1992 yılında yeniden il olduğumuzda nüfusumuz 177 binin üzerindeydi. Bugün ise 94 binin altına düşmüş durumda" diyerek yaşanan dramatik değişimi gözler önüne serdi.
Göçün temel nedeninin ekonomik yetersizlikler olduğuna işaret eden Demirci, özellikle genç nüfusun iş bulmak amacıyla büyükşehirlere yöneldiğini ifade etti. En yoğun göçün İstanbul'a olduğunu belirten Demirci, bu durumun kentin demografik yapısını da olumsuz etkilediğini söyledi. Ardahan'da yaş ortalamasının 58'e yükseldiğini belirten Demirci, bu tablonun sürdürülebilir olmadığını dile getirdi.
Doğu Ekspresi talebi karşılık bulmadı
Turizm alanındaki beklentilere de değinen Demirci, Doğu Ekspresi'nin Ardahan'a kadar uzatılması yönündeki taleplerin yıllardır karşılık bulmadığını belirtti. Demirci, "Turistler Kars'a kadar geliyor ancak Ardahan'a geçiş sağlanamıyor. Bu nedenle turizm gelirlerinden yeterince faydalanamıyoruz" dedi.
Sanayi altyapısı yetersiz
Ardahan'daki sanayi yatırımlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Demirci, mevcut organize sanayi bölgesinin altyapı sorunlarına dikkat çekti. Kent merkezine yaklaşık 7,5 kilometre uzaklıkta bulunan bölgenin yol, su ve elektrik altyapısına sahip olmasına rağmen özellikle kış aylarında ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. Sert iklim koşulları nedeniyle yolların kapanabildiğini ve suyun donabildiğini belirten Demirci, bu durumun yatırımcılar açısından caydırıcı olduğunu söyledi.
Yeni bir organize sanayi bölgesi kurulması için çalışmaların sürdüğünü belirten Demirci, uygun yer tahsisi beklediklerini kaydetti.
"Kars ile rekabet edemiyoruz"
Ardahan'ın yatırım çekme konusunda Kars ile aynı teşvik bölgesinde yer almasının dezavantaj yarattığını ifade eden Demirci, "Altıncı Bölge teşviklerinden yararlanıyoruz ancak Kars ile aynı kategoride olduğumuz için yatırımlar daha çok oraya yöneliyor. Bu nedenle Ardahan'a özel, daha cazip teşvikler sağlanmalı" dedi.
Tarım, hayvancılık ve markalaşma vurgusu
Demirci, Ardahan ekonomisinin temelini oluşturan tarım ve hayvancılık sektörlerinin desteklenmesi gerektiğini belirterek, özellikle coğrafi işaretli ürünlerin markalaşma sürecinde önemli rol oynadığını ifade etti.
Kentin öne çıkan ürünleri arasında Ardahan Kavılca Buğdayı, Ardahan Kaz Eti, Ardahan Çiçek Balı, Hanak Tel Peyniri, Posof Elması ve Posof Fasulyesi bulunuyor. Ayrıca Gorcola Peyniri, Tuluh Peyniri, Kımi Turşusu, Ardahan Gevreği ve Cincar Çorbası için de coğrafi işaret başvuru süreçlerinin devam ettiği aktarıldı.
AB destekli projeler ve ihracat hedefi
Ardahan'daki kayak tesisinin Avrupa Birliği desteğiyle kurulan tek tesis olduğunu belirten Demirci, tesisin daha çok günübirlik turizme hitap ettiğini, konaklama yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca ATSO'nun, Artvin Ticaret ve Sanayi Odası ve Bulgaristan'daki ticaret odasıyla birlikte yürüttüğü projeler kapsamında bir "iş geliştirme merkezi" kurulacağını açıklayan Demirci, bu merkez sayesinde KOBİ'lerin dış ticaret istihbaratına erişebileceğini ve ihracata daha kolay başlayabileceğini söyledi. Demirci, yaklaşık 1000 üyeye sahip olduklarını ve hedeflerinin üretici üye sayısını artırarak Ardahan'ın ihracatını büyütmek olduğunu vurguladı.
Peynir Okulu ile geleneksel üretim yaşatılıyor
Serhat Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen "Peynir Okulu" projesine de değinen Demirci, projenin İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne devredildiğini ve böylece sürdürülebilir hale getirildiğini ifade etti. Bu proje sayesinde genç nesillerin geleneksel peynir üretimini uygulamalı olarak öğrendiğini belirtti.
Özellikle "tuluh" peyniri gibi yöresel ürünlerin korunmasının önemine dikkat çeken Demirci, bu peynirin deri içerisinde doğal yöntemlerle üretildiğini ve kendine özgü aromasıyla öne çıktığını söyledi.
13 bin yıllık ata tohumu: Kavılca buğdayı
Demirci, Ardahan Kavılca Buğdayı'nın 13 bin yıllık geçmişe sahip bir ata tohumu olduğunu belirterek, zorlu iklim koşullarına dayanıklı yapısı ve yüksek besin değeriyle dikkat çektiğini ifade etti. Protein ve lif açısından zengin olan bu buğdayın, sağlıklı beslenme trendleriyle birlikte daha fazla talep gördüğünü söyledi.