Mikail POLAT


MEVLANA VE ONU ÜSTÜN KILAN MEZİYETLERİ

​​​​​​​Aralık ayı, Mevlana Celaleddin-i Ruminin Ölüm yıl dönümü olması münasebeti ile bu yazımda büyük mutasavvıf ve mütefekkir Mevla nadan bahsetmek istiyorum.


Aralık ayı, Mevlana Celaleddin-i Ruminin Ölüm yıl dönümü olması münasebeti ile bu yazımda büyük mutasavvıf ve mütefekkir Mevla nadan bahsetmek istiyorum.

Mevlâ’na 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan’a bağlı Belh şehrinde doğdu.

Mevla’na hayatını "Hamdım, piştim, yandım" sözleri ile özetlenecek şekilde tamamladı ve 17 Aralık 1273 Pazar günü Hakk' ın rahmetine kavuştu. O öldüğü zaman sevdiğine yani Allah'ına kavuşacaktı. Onun için Mevlâna ölüm gününe düğün günü veya gelin gecesi manasına gelen "Şeb-i Arûs" diyordu ve dostlarına ölümünün ardından ah-ah, vah-vah edip ağlamayın diyerek vasiyet ediyordu.

Mezar yeri olarak, Selçuklu Sarayının Gül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhındaki bugünkü yerine defin edildi.

Mevlâna: "Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız ariflerin gönüllerindedir." Diyordu.

Mevla’na Ve Dindarlık: Dıştaki ibadetler, içteki imana bir delildir. Namaz, Oruç, gibi ibadetler imanın şahitleridir.

İhsanda bulunmak, açları doyurmak zekât, sadaka gibi sosyal ibadetler ise samimi dindarlığın göstergesidir.

İnançla davranış öz ile kabuk gibidir. Beyinsiz bir kafa boştur, kabuksuz meyve sonuç vermez. İbadetlerin ruhu ihlâstır.

Dindarlıkta taklitten ziyade tahkik(öz-hakikat) önemlidir. Bu durum avcının kuş sesi çıkarmasına benzer. Erişilmez dindarlığa karşıdır.

Akıl insanı diğer yaratıklardan farklı kılar, iman ise gönüldedir ve insanı Allah’a yaklaştırır.

Şehir ve köylerin bir sultanı olduğu gibi gönüllerinde bir sultanı vardır. O da Allaha ve inanılması gereken iman esaslarına imandır

Mevla’na da Nefis Terbiyesi: Çakmak taşı, demiri ve ateşi içerisinde tuttuğu için onların ateşine su tesir etmez. Nefsi ıslah etmek akrebin iğnesini çıkarmak gibidir.

Eğer yol bilmezsen, nefsin isteği dışında hareket et. Doğru yol odur. Dış düşmanlar desti suyu gibi, içteki nefis ise, kaynağı tükenmeyen kaynak suyu gibidir. Nasıl ki çocuğun doğması için, doğum sancısı gerekir. Nefse galip gelmek için de nefsin hoşuna giden şeyleri yenmek gerekir.

Dış görünüşü güzel olup kalbi bozuk ve gönül temizliğinden mahrum olanlar, içi leş kokulu, üstüne misk sürülmüş eşyaya benzer.

Ülkemiz insanları ile beraber bütün dünya insanlarını düşünce, bilgi ve yaşayışları ile aydınlatan erenlerimizi saygı, muhabbet ve rahmetle yad ederken ruhlarının şad olmasını Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.